Koçarlı'da Mesele Hizmet Mi, Yoksa Siyaset Mi?
Cengiz Şen'den Mutlu Öztürk'e, Nedim Kaplan'dan Özgür Arıcı'ya… İsimler değişiyor, eleştiriler bitmiyor. Peki, Koçarlı'da mesele gerçekten hizmet mi, yoksa siyasete bakışımız mı?
Koçarlı'da yıllar içinde birçok belediye başkanı geldi, geçti. Kimi takdir edildi, kimi eleştirildi. Bugün Özgür Arıcı belediye başkanlığı görevini yürütüyor ve ona yönelik eleştiriler de eksik olmuyor.
Elbette belediye başkanları eleştirilecek. Yollar sorgulanacak, temizlik hizmetleri konuşulacak, verilen sözlerin takipçisi olunacak. Gazeteciliğin de demokrasinin de gereği budur. Ancak asıl mesele, herkese aynı ölçüyle bakabiliyor muyuz?
Bugün birileri yapılan yol çalışmasına “Yama yapıldı” diyor, bir başkası “Yama bile yapılmadı” diye itiraz ediyor. Peki, yapılan hizmeti değerlendirirken ilçenin ihtiyaçlarını, belediyenin imkânlarını ve atılan adımları bir bütün olarak ele alıyor muyuz?
Yoksa mesele, hizmetin kendisinden çok, o hizmeti kimin yaptığı mı?
Özgür Arıcı'yı her koşulda savunmak zorunda değiliz. Eksikleri varsa elbette eleştirelim. Ama yapılanı da görmezden gelmeyelim. Çünkü adil eleştiri, yalnızca eksiği göstermek değil, gerçeği bütün yönleriyle ortaya koymaktır.
FATİH DEMİR, KOÇARLI İÇİN İKİ YILDA NE YAPTI?
Gelelim AK Parti Koçarlı İlçe Başkanı Fatih Demir'e…
Yaklaşık iki yıldır ilçe başkanlığı görevini yürüten Demir'e şu soruları sormak gerekiyor: Koçarlı için hangi projeleri gündeme getirdi? Hangi yatırımların takipçisi oldu? İlçenin çözüm bekleyen sorunları için hangi somut girişimlerde bulundu?
Koçarlı'nın hastane meselesi var. Koçarlı-Çakırbeyli Turizm Yolu hâlâ gündemde. Okulların fiziki şartları ve güçlendirme çalışmalarıyla ilgili beklentiler var.
Hastane konusunda son durum ne? Turizm Yolu'nun tamamlanması için hangi adımlar atıldı? Cumhuriyet Ortaokulu'nun güçlendirme süreci hangi aşamada?
Bunları sormak düşmanlık değildir. İktidar partisini temsil eden bir ilçe başkanını sorgulamak, ona karşı olmak anlamına gelmez. Tam tersine, ilçenin geleceği için sorumluluk üstlenen herkesten hesap sorabilmek gerekir.
Yoksa iktidar partisini temsil etmek, eleştiriden muaf olmak anlamına mı geliyor?
Fatih Demir'in bu konularda yaptığı çalışmaları ve girişimleri kamuoyuna anlatma hakkı var. Vatandaşın da bunları öğrenme hakkı var. Önemli olan, kimin hangi partiden olduğu değil, Koçarlı için ne yaptığıdır.
İnsanın bazen kendi kendine şu soruyu sorması gerekir: “Bugün Allah rızası için ne yaptım?”
Öyleyse Koçarlı için soralım: Siz iki yıldır bu ilçe için ne yaptınız?
PEKİ, NEDİM KAPLAN KİMİ TEMSİL EDİYORDU?
Nedim Kaplan da AK Parti'nin belediye başkanı değil miydi?
Öyleyse bugün iktidar partisini temsil ettiği için bir siyasetçinin eleştirilmemesi gerektiğini savunanlar, geçmişte aynı siyasi kimliği taşıyan isimleri değerlendirirken de aynı hassasiyeti gösterdi mi?
Meselem Nedim Kaplan'ı suçlamak ya da geçmişte yaşanan tartışmaları yeniden alevlendirmek değil. Meselem, siyasi desteğin kişilere göre değişip değişmediğini sorgulamak.
Çünkü siyaset yalnızca seçim günü sandığa gitmek değildir. Siyaset, aynı ölçüyü herkese uygulayabilmek ve zor zamanlarda da ilkelerinden vazgeçmemektir.
Kişisel kırgınlıklar ve siyasi hesaplaşmalar hizmet tartışmalarının önüne geçtiğinde kaybeden siyasetçiler değil, Koçarlı olur.
KOLTUK HİZMET İÇİNDİR, KİŞİSEL İMTİYAZ DEĞİL!
Bir başka mesele de geçmişte yönetim sorumluluğu üstlenenlerin kamu görevine nasıl baktığıdır.
Belediye başkanlığı da ilçe başkanlığı da bir ayrıcalık değil, sorumluluktur. Kamu görevlerinde liyakat, şeffaflık ve kamu yararı esas alınmalıdır. Görevlendirmelerde yakınlık ilişkilerinin etkili olduğu yönünde soru işaretleri oluşuyorsa bunlara da açıklık getirilmelidir.
Kimse bir makamı kendi çevresinin mülkü gibi göremez. Hiçbir görev, yalnızca yakınlarına değil, bütün vatandaşlara karşı sorumluluk taşır.
Koçarlı'yı birkaç kişinin siyasi tartışmasına sıkıştırmak da doğru değildir. Bu ilçede farklı görüşlere sahip binlerce insan yaşıyor. Kimin kimi destekleyeceğine, kime selam vereceğine veya hangi siyasetçiye yakınlık duyacağına kimse karar veremez.
Bugün bir ismi destekleyenler de eleştirenler de olabilir. Siyasette dengeler değişir, isimler değişir. Önemli olan, farklı görüşlere saygı duymak ve ilçenin ortak çıkarlarını kişisel hesapların üzerinde tutmaktır.
SON SÖZ: KOÇARLI KİŞİSEL HESAPLARDAN BÜYÜKTÜR!
Benim meselem Özgür Arıcı'yı her koşulda savunmak değil. Fatih Demir'i peşinen suçlamak da değil. Nedim Kaplan'ın geçmişini tartışılmaz kabul etmek hiç değil.
Benim derdim, Koçarlı'da herkese aynı ölçünün uygulanması.
Belediye başkanı kim olursa olsun hizmeti değerlendirilsin. İlçe başkanı hangi partiden olursa olsun ilçeye katkısı sorulsun. Geçmişte görev yapanlar da bugünün yöneticileri de aynı kamuoyu denetimine tabi olsun.
İyi yapılan işi takdir edelim, eksik olanı eleştirelim. Koçarlı'ya fayda sağlayacak bir projeyi kimin getirdiğine bakmadan destekleyelim. Yıllardır çözülmeyen sorunların da siyasi kimliğe bakmadan takipçisi olalım.
Çünkü Koçarlı'nın ihtiyacı kişisel hesaplaşmalar değil; düzgün yollar, güvenli okullar, güçlü sağlık hizmetleri ve yeni yatırımlardır.
Bir belediye başkanını beğenmeyebilirsiniz. Bir ilçe başkanını eleştirebilirsiniz. Geçmişte görev yapan bir siyasetçiyi destekleyebilir ya da ona karşı çıkabilirsiniz. Bunların hepsi demokratik haklardır. Ancak ölçümüz kişilere göre değişiyorsa orada hizmet tartışmasından çok siyasi hesaplaşma vardır.
Ve son sözüm şu:
Koçarlı'da artık kimin kime yakın olduğunu değil, kimin bu ilçe için ne yaptığını konuşalım.
Çünkü Koçarlı, birkaç kişinin siyasi hesabından da kişisel kırgınlıklarından da çok daha değerlidir.
Yazarın Diğer Yazıları
- Kaldırım kimin? Esnafın mı, vatandaşın mı?
- Koçarlı’nın Artık Başka Bir Siyasete İhtiyacı Var
- AYDIN’IN KURTULUŞU VAR, KOÇARLI’NIN NEDEN YOK?
- Sessizliğin de bir bedeli var!
- Koçarlı’da Siyasetin Ölçüsü İşe Yerleştirmek Değil, Hizmet Etmektir
- Siyasetin Gölgesinde Kaybolan Koçarlı
- KOLTUK DEĞİL, SAYGI MESELESİ
- KOLTUK DEĞİL, SAYGI MESELESİ
