Siyasetin Gölgesinde Kaybolan Koçarlı

Koçarlı'nın en büyük sorunlarından biri artık yol, altyapı ya da yatırım eksikliği değil; zihniyet meselesidir.

Son yıllarda ilçede dikkat çeken bir tablo var. Bazı insanlar üretmek, çalışmak, proje geliştirmek yerine kendilerine bir siyasetçinin gölgesinde yer edinmeye çalışıyor. Kendi emeğiyle, bilgisiyle ya da başarısıyla öne çıkmak yerine, siyasi isimlerin arkasına sığınarak makam, mevki veya itibar kazanmanın peşine düşüyor.

Oysa siyaset; kişisel çıkarların değil, toplumsal faydanın aracı olmalıdır.

Bir ilçeye katkı sunan insanlar yaptıkları işle, ürettikleri hizmetle, bıraktıkları eserle anılır. Sadece bir siyasetçinin yanında görünmek ise ne ilçeye değer katar ne de kalıcı bir saygınlık sağlar.

Daha da düşündürücü olan ise, işini iyi yapan insanların çoğu zaman takdir edilmek yerine hedef hâline getirilmesidir. Görevini layıkıyla yapan bir kamu çalışanı, başarılı bir esnaf, üretken bir sivil toplum temsilcisi ya da ilçesi için çabalayan herhangi biri; destek görmek yerine eleştirilerin, dedikoduların ve hatta engellemelerin odağı olabiliyor.

Başarının alkışlanmadığı, çalışanın kıymetinin bilinmediği toplumlar ilerleyemez. Çünkü insanlar bir süre sonra "Ne yaparsam yapayım takdir edilmeyeceksem neden uğraşayım?" demeye başlar. İşte asıl tehlike de budur.

Koçarlı'nın artık kişilere değil, yapılan işlere odaklanması gerekiyor. Kim hangi partiden olursa olsun, ilçeye taş üstüne taş koyuyorsa desteklenmeli; kim sadece siyaset üzerinden kendine alan açmaya çalışıyorsa da toplum bunun farkında olmalıdır.

Hiç kimse eleştiriden muaf değildir. Ancak eleştiri, hizmeti geliştirmek için yapılmalı; kişisel hesaplaşmaların ya da siyasi kamplaşmaların aracı olmamalıdır.

Koçarlı küçük bir ilçe olabilir ama büyük hedefleri hak ediyor. Bunun yolu da birbirini aşağı çekmekten değil, başarılı olanı desteklemekten, üreteni teşvik etmekten ve ilçenin ortak menfaatini her şeyin üzerinde tutmaktan geçiyor.

Belki de artık şu soruyu hep birlikte sormanın zamanı gelmiştir:

Siyasetin arkasında yürüyerek mi Koçarlı kazanacak, yoksa işini en iyi yapan insanların yanında durarak mı?